10 Temmuz 2020

Su Kalite Özellikleri ve Suyun Sağlığa Etkileri Nelerdir?

Su kalite özellikleri, kullanım alanlarına göre değişkenlik gösterebiliyor. Buna göre içme suyu, rekreasyon suyu, şifalı su ve sulama suyu olmak üzere farklı sınıflara ayrılan suların her birinin farklı özelliklere sahip olduğunu söylemek mümkün.

Bugünkü içeriğimizde mercek altına alacağımız içme suyu sınıfı ise tüm canlıların hayatı için kritik bir önem taşıyor.

Çünkü canlıların yemek yemeden haftalarca yaşadığına şahit olunabilirken susuz bir halde yalnızca birkaç gün dayanılabildiği görülüyor.

Çünkü canlıların vücudunun yaklaşık %60 – 70’i sudan oluşuyor. Bu da içme suyunun başta insanlar olmak üzere bütün canlılar için temel besinlerin başında geldiğine işaret ediyor.

Peki içme suyu olarak anılan her su, gerçekten ideal mi?

Hayatın temel taşı olarak görülen içme sularının sağlıklı olabilmesi için ne gibi özellikler taşıması gerekiyor?

İşte tüm bu soruların yanıtı ve elbette daha fazlası, içilebilir su üretmeyi mümkün kılan MIATO’da! Siz de hayat kalitenizi sürdürebilmeniz için gerekli olan içme suyu hakkında daha fazla bilinçlenmek için içeriğimizin devamını inceleyebilirsiniz.

İçilebilir Su Kalite Özellikleri Neler?

su kalite özelliklerini inceleyen kadın

İdeal bir içme suyunun taşıdığı özellikleri sıralamadan önce, her suyun içilebilir olmadığını mutlaka belirtmemiz gerekiyor.

Her ne kadar hepsi 2 Hidrojen ve 1 Oksijen atomlarının bir araya gelmesi ile meydana gelse de yapısında bulunan diğer içeriklerin bir suyun kalitesinde büyük rol oynadığını iddia etmek, hiç de yanlış olmayacaktır.

“İyi ama, suyun içme suyu olduğu nasıl anlaşılabilir?” diye sorduğunuzu duyar gibiyiz.

Bunu çıplak gözle anlamak çok kolay olmasa da belli başlı su kalite özellikleri hakkında bilgi sahibi olduktan sonra hangi suyun ideal bir içme suyu olduğunu kolaylıkla tespit edebilirsiniz.

Sağlıklı bir içme suyunun taşıması gereken özellikleri öğrendikten sonra ise sizin ve sevdiklerinizin vücudu için zararlı olabilecek mikroorganizmaları ve kimyasalları içermeyen, lezzetli ve besleyici içme sularını güvenle tüketebileceksiniz.

O halde dilerseniz artık sağlıklı ve içilebilir su kalite özelliklerinden başlıcalarını irdelemeye başlayalım.

İçme suyunun yanı sıra alkali su hakkında bilgi sahibi olmak için de buraya tıklayabilirsiniz.

İçme Suyu pH Değerleri

sürahi ve bardaklar

pH değerinin su kimyasında kritik bir önemi bulunmaktadır. Çünkü logaritmik bir ölçü olan pH, suyun asidik veya bazik durumunu ortaya koyar.

Buna göre 1 ila 10 arasında skalaya sahip olan pH’ın 7 değerinde olması, suyun asit ve baz açısından nötr olduğunu; 7’den düşük olması asidik olduğunu; 7’den yüksek olması ise bazik olduğunu gösterir.

Suyun asidik, bazik ve nötr değere sahip olması ise tadını doğrudan etkilemektedir. Düşük pH seviyesi söz konusu olduğunda suyunuzun acı metal bir tadı olduğuna şahit olabilirsiniz.

Diğer yandan yüksek pH değerine sahip su ise soda gibi bir tada sahiptir.

pH’ın yalnızca tat üzerinde değil, sağlık açısından da dikkate değer bir faktör olduğunu düşündüğümüzde içilebilir bir suyun sahip olması gereken pH değerlerinin 7 ila 8 aralığında olması gerektiğini söyleyebiliriz.

İçme Suyunun Rengi

bardakta su

Suyun rengini, yapısında çözünmüş halde bulunan maddeler etkilemektedir. Yani suyun bir renge sahip olması; yoğun halde bulunan kimyasallardan, doğal metalik iyonlardan, alglerden, sanayi atıklarından ve bunların yanı sıra mikroorganizmalardan da kaynaklanıyor olabilir.

Diğer yandan evlerdeki tesisata ulaşan suyun dağıtma sistemindeki korozyon, suları taşıyan demir boruların çözünmesi, birçok su arıtma cihazında suyu muhafaza eden haznenin plastik yapıda olması gibi faktörler de suyun rengine müdahale etmektedir.

Buradan da anlaşılabileceği gibi suyun herhangi bir renge sahip olması, aslında güvenilir olup olmadığı hakkında önemli bir ipucu vermektedir.

İçme suyu olarak kullanacağınız suyun ise renksiz olması gerektiğini söylememizde fayda var.

İçme Suyunun Bulanıklığı

Suyun renklenmesine yol açan etkenlere benzer şekilde bulanıklığa neden olan faktörler de oldukça çeşitlidir. Bu nedenle berraklığı su kalite özelliklerinden biri olarak sayabilmek mümkün.

Sonuçta içtiğiniz su, sıhhi olsa dahi bulanıklığının nedenini bilmediğiniz için şüpheyle bakacak, sağlıklı olup olmadığından endişe duyacaksınız.

Pek çok kişi, içme sularının daha berrak hale gelmesi için birtakım dezenfektanlar kullanmaktadır. Fakat bu hem maliyetli hem de kimyasal madde içeriğinden dolayı riskli olabilecek bir yöntemdir.

Öte yandan içme suyunu filtreleyerek içeriğindeki organik ve inorganik maddelerden kurtararak berrak hale getirmek de sıklıkla uygulanan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

İçme Suyu Sıcaklığı

su doldurmak

İçilebilir suların sıcaklığının su kalitesini tayin etmekte ne denli önem taşıdığını daha önce duymamış veya önemsememiş olabilirsiniz.

Fakat sıcaklık, temel olarak sudaki mikroorganizma gelişimini ve dolayısıyla tat, koku, renk gibi parametreleri etkilemektedir.

Bu anlamda ideal içme suyu sıcaklığının en yüksek 16 °C olması gerektiğini belirtmemizde büyük fayda var.

Bu değerden daha yüksek sıcaklıklar, su kalitesini düşüreceğinden su kaynağındaki sıcaklığın 16 °C’den düşük olduğundan emin olmanız yararınıza olacaktır.

İçme Suyu Kokusu

Suyunuzun saydığımız tüm özellikleri sağlıyor olması, onun içilebilir bir su olduğu anlamına hala gelmemektedir. Çünkü koku da bir suyu cazip ve sağlıklı hale getirmede önemli bir faktördür.

Tıpkı yediğiniz bir yemeğin veya içtiğiniz bir içeceğin beklentinizden farklı bir tada sahip olmasının onu itici kılacağı gibi suyunuzun da içilebilir olması için kokusuz olması gerektiğini savunabiliriz.

Zaten şiddetli ve alışılagelmişin dışında bir kokuya sahip suyu sizin de içmek istemeyeceğinizden eminiz.

Sağlıklı Su Tüketmek Neden Önemli?

musluk suyu

Suyun yaşamsal fonksiyonlar açısından önemli olduğunu elbette herkes biliyor ve hiç kimse inkar etmiyor. Fakat ne yazık ki bunun neden önemli olduğu konusundaki bilinç düzeyi dünyanın hemen her yerinde oldukça düşük.

Oysa ki başta da belirttiğimiz gibi su, vücudumuzun büyük bir kısmını oluşturuyor. Daha doğru bir ifadeyle beynimizde %85 oranında, kanda %80 ve kaslarda da %70 oranında su bulunuyor.

Bu da aslında su tüketimi olmadığında vücutta ne gibi kritik rahatsızlıklar ortaya çıkabileceği hakkında önemli ipuçları veriyor.

Suyun temel görevi, vücuda giren besinlerin çözünerek sindirilmesine ve bu besinlerde vücut için gerekli maddelerin emilmesine yardımcı olmak.

Bu sayede hücrelerin işlevlerini yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları hormonlara, vitaminlere, minerallere ve diğer maddelere ulaşmalarını sağlamak.

Buradan yola çıkıldığında vücut için yeterli miktarda su bulunmadığında, önce besinlerin sindirilmesinde güçlük çekileceği, sonra hücrelerin yavaş yavaş işlevlerini gerçekleştiremeyeceği ve ardından tüm organların bu yoksunluktan olumsuz şekilde etkileneceği sonucuna varabilmek mümkün.

Şu anda zihninizden “vücudun büyük bir kısmı sudan oluşuyorsa neden dışarıdan su almam gerekiyor?” gibi bir soru geçtiğini varsayarsak içtiğiniz suyun sağlığınız üzerindeki diğer etkilerini öğrenmeniz için içeriğimizi okumaya devam etmenizi tavsiye edebiliriz.

Su İçmenin Faydaları Neler?

su içen bebek

İçilebilir su kalite özelliklerini taşıyan su tüketmenin önemi konusunda hiç şüphesiz ki hepimiz hemfikiriz.

Ancak bir önceki başlıkta da değindiğimiz gibi vücutta halihazırda su bulunuyorsa neden dışarıdan su alıp tüketmeliyiz? Bunun yanıtı aslında oldukça basit.

Gün boyunca ter, idrar ve eklem hareketleri nedeniyle vücuttaki su stoklarını eritiyoruz. Üstelik farkında olmasak dahi her nefes alıp verişimizde su kaybı yaşıyoruz.

Yokluğunda çok kritik sorunlarla karşı karşıya kalacağımız suyu bu nedenle sürekli olarak dışarıdan alarak olası problemlerin önüne geçmek gerekiyor.

Üstelik su kalite problemi olmayan içilebilir özellikteki suları tüketmenin sağlayacağı birçok fayda da söz konusu.

İdeal miktarda içilebilir su tüketmenin vücudunuz için bazı faydalarını aşağıda sıralanmış halde bulabilirsiniz:

  • Vücut ısısını dengeler,
  • Cildin esnekliğini desteklediği için yaşlanma etkilerinin gecikmesine önayak olur,
  • Eklem sağlığını korur,
  • Vücut için zararlı toksinlerin ter ve idrar yoluyla atılmasını sağlar,
  • Kalp sağlığını korur,
  • Ağız kokularını giderir,
  • Kabızlığı önler,
  • Kilo vermeye yardımcı olur.

Günlük Su Tüketimi Ne Kadar Olmalı?

su içen hamile kadın

Hiç hareket etmeden, durduğumuz yerde bile su kaybı yaşadığımızdan bahsettik. Peki bu kaybı nasıl karşılamalı, her gün ne kadar su içmeli, suyu başka ne şekilde almalı?

Öncelikle kaybedilen suyun yaklaşık %20’sini gün içinde yediğiniz sebze ve meyvelerden aldığınızı söyleyerek size iyi bir haber vermiş olalım.

Tabii ki bu oran, tükettiğiniz sebze ve meyvelerin su içeriği ile de yakından ilişkili.

Geriye kalan su kaybını ne şekilde takviye edebileceğinizi ise siz de çok iyi biliyorsunuz. Evet, doğru yanıt: Su içerek.

Fakat içeceğiniz su miktarı konusunda dikkatli olmanızda yarar var. Çünkü her şeyde olduğu gibi su tüketiminde de aşırıya kaçmanın olumsuz sonuçları söz konusu olacaktır.

Bu doğrultuda her bir bireyin günlük ortalama 1,5 – 2 litre su içmesinin yeterli olacağını iddia edebiliriz. Öte yandan bu miktarın kilo, boy, yaşam tarzı, hatta mevsime göre değişebileceğini de göz önünde bulundurmanızı öneririz.

Örneğin düzenli olarak spor yapan kişilerin bu miktarın üzerinde su tüketmesi gerekmektedir.

Aynı şekilde yaz mevsiminde de ısıdan dolayı su kaybı daha fazla olacağından su tüketimini artırmak herkes için en mantıklı adım olacaktır.

Sağlıklı içme suyuna ulaşmak için hangi su arıtma cihazının en iyisi olduğunu buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Kaliteli İçme Suyuna Nasıl Ulaşılabilir?

bir bardak su

İçme suyu kalitesinden, su tüketiminin öneminden ve suyun sağlık üzerindeki etkilerinden söz ettik. Peki kaliteli ve sağlıklı suyu nereden bulacaksınız?

Ne yazık ki günümüzde ideal içme suyuna herkes kolaylıkla ulaşamıyor. Hatta birçok toplum, yetersiz ve kalitesiz su tüketiminden dolayı son derece olumsuz hayat koşulları sürüyor.

Kaliteli içme suyuna ulaşmak için ülkemizde en çok başvurulan yöntemler arasında ise su arıtma cihazı kullanımı yer alıyor.

Bu yöntem, şehir şebekesinden evlere dağıtılan suyun kalitesini artırsa da ideal içme suyu elde etmek için yeterli olamıyor.

Çünkü mevcut su arıtma cihazlarının hepsinde su biriktirme tankları plastik malzemeden üretiliyor. Bu da suyun plastik madde ile temas etmesine ve dolayısıyla kalitesinin bozulmasına yol açıyor.

Fakat artık dünyada ilk kez geliştirilen cam tank özelliğine sahip MIATO ile güvenilir ve lezzetli suya dileyen herkes kolaylıkla ulaşabiliyor.

Hem fonksiyonel hem de sağlıklı MIATO su arıtma cihazının camdan üretilen tankı, suyunuzun herhangi zararlı madde ile temas etmesini engelliyor.

Siz de MIATO su arıtma cihazını tercih edin, aileniz ve kendiniz için sağlıklı suyu seçin.

Genel
About Miato

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cart